Cennet Annelerin Ayakları Altındadır

Öyle değil mi? Cennet annelerin ayağı altındaysa ve ben de anneysem (Tuba’nın deyimiyle iki kere rafine anne hem de) cennet de ayağımın altında o zaman. Başka bir şey yapmama gerek yok. Zaten anne olarak cenneti garantilemişim, gerisini boşvermeli ve anne olmalıyım sadece.

Çalışmamalıyım mesela. Nasıl olsa kocam evini ve çocuklarını geçindirmek zorunda, isteklerimiz karşılamak zorunda. Bu arada tek başına çalışarak ev almalı, araba almalı, kenara para atmalı zor günler için, yatırım yapmalı değil mi?

Ben bir kadın ve anne olarak bana verilmiş görevleri yerine getirsem yeter de artar. Evi çekip çevirmek, yemek yapmak, çocuklarımı iyi terbiye etmek ve kocamı memnun etmek. Bunun dışında ne görevim var ki? Oh!

Ama öyle olmuyor maalesef! Sayın Recep Akdağ! Size diyorum, size! Öyle olmuyor işte diyorum. O böbürlene böbürlene 1.5 saate çıkarttık dediğiniz süt izni var ya, hah işte o benim işime yaramadı! Ayrıca 6 ay ücretsiz izin alacağım diye göbeğim çatladı, türlü usulsüzlüklerle uğraştım biliyor musunuz sevgili bakanım? Ayrıca mesaiye kalamıyorum diye işimi de bırakmak zorunda kaldım, bıraktırıldım hatta. Şimdi tam da istediğiniz gibi evimde oturuyorum. Evimin kadını, çocuklarımın anasıyım. Yemek yapmaktan nefret ediyorum, birkaç kez psikoloğa gittim, stres kaynaklı hastalıklarla uğraşıyorum.

Ama içiniz rahat olsun, emziriyorum hala. Siz 6 ayda ısrarcısınız ama ben 13 aydır emziriyorum yani, ferah olun!

Akşamları açıyorum kocama telefon, onu bunu al diyorum, unuttuk aylık alışveriş yapmayı çünkü! Böyle markete gidip sepet doldurmayalı uzun zaman oldu! Çocukların bir ihtiyacı olduğunda 1 ay önceden babalarına söylemek zorundayım biliyor musunuz? Çünkü siz pek anlamazsınız ama 2 çocukla hayat çok zor. Sadece bir kişinin çalıştığı bir evde 4 kişi hayat sürdürmek, belli bir standardın altına düşmeden yaşamak, çocukları sağlıklı beslemek, onlara iyi eğitim vermek ya da iyi eğitim aldırmak çok zor. Bunlar hep parayla ilişkili şeyler ve tekrarlıyorum, 1 kişi çalışıyor bizim evimizde.

Sizin “düzelttik” dediğiniz hiçbir şeyin olumlu bir etkisini göremedik sayın bakanım! Ben hala işsizim, emzirdiğim için işsizlikle cezalandırıldım. Hala emzirdiğim için iş aramaya korkuyorum biliyor musunuz? Çünkü birçok işyeri kreş açma kuralınıza uymuyor ve onlara adamakıllı yaptırımlar uygulamıyorsunuz. Çocuğumu bırakacağım kimse yok ve bu yüzden iş arayamıyorum bile. Evimiz yok, arabamızı anca alabildik, tabii daha bizim değil, 40 ay taksit ödeyeceğiz! Şu an eşime bir şey olsa çocuklarıma anne babam olmazsa bakamam biliyor musunuz bakanım?

Böyle gelişmiş toplum olmaz ki! Hani pozitif ayrımcılık yapacaktınız? Yalan mı söylediniz koca millete inanamıyorum? Çalışmak, para kazanmak zorundayım ben. Ücretli izin 6 ay olursa kimse işe almazmış! Bunu söylemeniz bile ne büyük hata, işveren kesimi için nasıl bir bahane, nasıl bir devlet desteği kadınları-anneleri işe almamak için farkında mısınız? “Bakanımız bile bunu destekliyor” diye bir bahane yarattınız, çok lazımdı!

Mevcut hakları bile isteyemezken, istediğinde alamaz ve cezalandırılırken bir de üstüne bunu söylemeniz büyük hataydı! Kadılar için iş hayatını ne kadar kolay hale getirirseniz o kadar kalkınırız bunu nasıl fark edemezsiniz? Bizler sadece eve tıkılıp ha babam üremek için okumadık ki? Birçok erkekten daha güçlüyüz, çünkü birçok şeyi bir arada yapmaya zorlanarak yetişti hemcinslerimiz. Eski çağlarda erkeklerimizle birlikte avlandık, aramızdaki tek fark sırtımıza bağladığımız bebeğimizdi üstelik! Bu gücü görmezden gelirseniz kaybedeceğinizi anlamanız lazım.

Bu talihsiz sözlerinize rağmen hakkımızı aramaktan vazgeçmeyeceğiz. Ben en geç 1 sene sonra yine herhangi bir işte çalışıyor ve para kazanıyor olacağım. Hiçbir şey değişmeyecek, kimse pusup oturmayacak yani.

Ama şimdilik evdeyim haberiniz olsun, çaya beklerim!!

Genel kategorisinde yayınlandı. 9 Comments »
%d blogcu bunu beğendi: