Ağrı Eşiği Sorunsalı

İki doğal doğumdan sonra ağrı eşiğimin kesinlikle ama kesinlikle alçaldığına inanıyorum. Kuzey’inkinde 14, Defne’nin doğumunda ise 3 saat çektiğim acılar sonrası yaygın inanışın aksine artık canım daha tatlı ve acıya daha dayanıksızım. Aslında bu yazıyı yazmaya da dün Kuzey’in yerde duran Transformers oyuncağına basıp, sonra da acımdan (ve canımın yanmasına olan öfkemden) eşşekler gibi bağırdıktan sonra karar verdim.

Eskiden iğneden tedirgin olmazdım, jinekolog randevuları öncesi tırnaklarımı kemirmezdim, bir yerimi vurup incittiğimde oturup ağlamazdım. Ama şimdi bunların hiçbirine tahammül edemiyorum. Jinekolog konusunda tamamen irrite olmuş durumdayım zaten. Ölüme gider gibi gidiyorum doktora. Rutin kontrolleri savsaklamamaya çalışsam da sürekli zamanı ileriye atıp duruyorum kendimce. Eskisi gibi kendimi çok muayene etmiyorum, ola ki bir şey çıkar da doktora gitmek zorunda kalırım diye. Sadece meme kontrolümü düzenli yapıyorum. Doktora gittiğimde de kendimi o kadar çok kasıyorum ki, muayene işkenceye dönüşüyor ve eminim doktorun da sabrını zorluyorum. Doktora gitmeden önce endişelerimi kime söylesem “Ay Mehtap, sen iki tane çocuk doğurmuş kadınsın, bundan mı korkuyorsun?!” denmesine de gıcık gıcık gıcık oluyorum! Aslında tam da o yüzden doktordan korkuyorum be aptallar! Ama bunu gel de anlat! Sanki doğum yapınca, daha küçük acılara katlanma gücümüz mü artıyor? Ne alakası var?

Dişçiden zaten oldum olası hep korkmuşumdur. O garip sesler, aniden canımın yanabileceği korkusu beni öldürüyor. Sanırım en büyük fobim bu. 5 tane daha doğum yapayım, yeter ki dişçiye gitmeme gerek kalmasın. Ama ben korktukça dişlerimde sorunlar çıktı. Önce dişlerimi sıkıştıran alt çenedeki 20’liğimden ameliyatla kurtuldum. Daha doğrusu ben öyle zannediyorum. Asıl 20’lik benden kurtuldu! Sonra da sağ alttaki büyük azı dişime canlı canlı kanal tedavisi yapılması gerekti. Herkes acımaz acımaz derken maalesef benim salak dişim uyuşmadı ve o sinir bozucu sivri iğnenin diş kökümdeki sinire muntazaman değerek beni hoplatmasına izin vermek zorunda kaldım. Şimdi de sol alttaki dişim “benimle ilgilen!” diye sinyaller veriyor ama ben son raddeye gelene dek bekleyip dişimin çekilmesi yönünde bir karar vermeyi planlıyorum! Bir kanal tedavisi ve işkencesine dayanma gücüm yok.

Ayrıca tüm bunlar olurken 2 defa da kriptik tonsilit denilen o iğrenç hastalıktan geçirdim. Bu da ağır penisilin iğneleri olmak anlamına geliyor. Yani kıçınız kevgire dönüyor, morluklar ve bezelerle benekleniyorsunuz. İğneden hiç ama hiç korkmamama, zorda kaldığımda kendime iğne yapabilmeme ve hatta kan alabilmeme rağmen her gün sabah akşam iğne olmak zorunda kalınca artık pes ettim. İğne olmaya giderken ağlamaya başladım, sinirlerim harap oldu.

Ama evet, 2 tane normal doğum yaptım. Hiçbir ilaç desteği olmadan, tüm acılarıyla 2 çocuk doğurdum ama ağrı eşiğim yükselmedi dostlar! Öyle yüksek bir ağrıdan sağ çıktım diye daha küçüklerine sesimi çıkarmayacak değilim! Aksine artık acı çekmemem gerektiğine inanır oldum!

Defne beni cırmakladığında birkaç kez ağladım,evet, çünkü canım çok yandı. Kuzey yanlışlıkla bana kafa attığında, bilerek suratıma oyuncak fırlattığında da sinirden mosmor oldum, ayağıma oyuncak battığında evde terör estirdim çünkü artık canımın yanmasına tahammülüm yok.

Lütfen ama lütfen bana gelip de “Sen dayanırsın, aslansın, kaplansın” demeyin. Demeyin çünkü bunu söyleyenin saçını başını yolmak istiyorum!

Reklamlar
Genel kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: