Anne Dostu Toplum Platformu

Biri beni sobelemese vallahi yazacağım yoktu! Şükür ki, Blogcu Anne beni sobelemiş hem de çok çok çok önemli bir konuda. Hemen cevap vermeliyim diye düşündüm, memleket meselesi zira! Emzirme Reformu’ndan artık herkesin haberi var herhalde. Haberi olmayanlar da hemen okusunlar efendim, öğrensinler, destekçi olsunlar. Elif, bu Emzirme Reformu ’nu Anne Dostu Toplum Platformu ’na dönüştürmeyi amaçlamış. Tabii yine biz annelerin desteğiyle olacak bu iş. Birkaç soru sormuş, hemen cevaplamaya geçiyorum. Yalnız okuduktan sonra lütfen bloğunuz varsa siz de bu soruları yanıtlayın, bloğunuz yoksa da Facebookta, Twitter’da, üye olduğunuz forumlarda, zincir e-maillerde, hiçbiri yoksa eşle dostla sohbetlerinizde lütfen paylaşın. Memnun değilsek değiştireceğiz, bunu yapmak elimizde… Geçelim sorulara ve yanıtlarına;

1. “Anne Dostu Toplum”dan ne anlıyorsunuz? Birkaç cümle ile tanımlar mısınız?Anne Dostu toplum, annelerin garip baskılarla psikolojilerinin besbeter bozulmadığı, bebeğini en iyi şekilde yetiştirebilmesi için herkesin, her kesimden insanın, insan ayırmadan annelere destek verdiği, annelere her alanda kolaylıklar, esneklikler sağlandığı ve tüm bunların belirli kurallarla uygulandığı bir toplum anlıyorum.

2. Türk toplumunun “Anne Dostu” bir toplum olduğunu düşünüyor musunuz?
Hayır, kesinlikle böyle bir tolum olduğumuzu düşünmüyorum. Emzirmek için savaş vermemiz gerekiyor, doğumumuzu istediğimiz şartlarda yapabilmek için de. İş alanında annelere gayet toleranssızız. Devlet olarak bile anneler yeterince dikkate alınmamış, kanunların uygulanabilirliği çoğu şartlarda imkansız. Çevre, anne adaylarını korkutuyor, baskı yapıyor. Kesinlikle anne dostu bir toplum değiliz.

3. Toplumsal hayatta annelerin karşılaştığı en büyük üç zorluk sizce nedir?
Para kazanmak ve çocuğunu başkasının (bakıcı, kayınvalide, anne, konu-komşu!) büyütmesi-maddi sıkıtı çekme ama çocuğunu kendin büyütebilme ikilemi, kısacası kariyerle annelik arasında tercih yapma zorunluluğu, çalışan annelerin akıllarının sürekli ama sürekli çocuklarında kalması (bu konsantrasyon bozukluğunu ve yetersiz annelik sendromunu da yanında getiren çok büyük bir sorun bence), yani işverenin anneye uygun bir çalışma ortamı sağlayamaması, devletin desteğinin eksikliği (gerek maddi olanaklar gerekse bürokrasi anlamında. Çocuk yardımlarının çok komik olduğu bir ülkedeyiz.)

4. “Anne Dostu İş Yeri” deyince aklınıza gelen ilk üç kriteri paylaşır mısınız?
Çalışma saatlerine annenin karar verdiği-esnek çalışma saatleri uygulanabilen, emzirme ve bakım olanaklarının sağlanabilmiş (bakım odası, hijyenik emzirme ya da süt sağma şartları, bakacak kimsesi olmayan annelerin çocukları için kreş imkanı), terfi kriterlerinin anne olan çalışanları da adil bir biçimde kapsayabildiği bir işyeri geliyor aklıma…

5.Çalışan annelerin yaşadığı en önemli üç sorun size göre nedir?
Çalışma saatlerinin, tatil günlerinin uygunsuzluğu, emziren annelerin işyerinde emzirme ya da süt sağma sorunları, annelerin 2. Sınıf çalışan muamelesi görmeleri.

6. Elinize bir sihirli değnek verilse, iş ya da günlük hayatınızda yaşadığınız hangi sorunu/engeli değiştirmek isterdiniz?
Çok konuşup sürekli nasihat veren teyzeleri yok etmeyi, evden çalışıp hem iyi para kazanabilmeyi hem de çocuklarıma kendim bakabilmeyi, doğum sonrası izinleri 1 seneden fazla ve ücretli hale getirebilmeyi ve en son olarak da lohusalık depresyonunu ortadan kaldırabilmeyi isterdim.

Ben de bu vesileyle, Deli Anneve DeryAze‘yi sobeliyorum.

Sevgiler!

Emzirme Reformu Gerekli! kategorisinde yayınlandı. 4 Comments »
%d blogcu bunu beğendi: