Hayaller ve Kırıklıkları…

Çocukluğumdan beri hep geniş bir hayal gücüm oldu benim. Yatağa yatar yatmaz imkansızlığını hiç düşünmeden hızlıca hayal kurmaya girişirdim. O kadar detaylı hayaller kurardım ki, kıyafetimden saçıma kadar, kendimi hayal ettiğim mekanın duvar rengine kadar düşünür de düşünürdüm. Büyüdükçe hayallerim yön değiştirse de asla renk kaybetmedi, hız kestim sadece. Hani “İstemek başarmanın yarısıdır” ya… Sanırım değil. Bırak yarısını, başlangıcı bile değil. Değilmiş.

28 yaşımdayım. Uzun zamandır hayallerimden kurduğum kendime ait bir dünyam var aslında. Ulaşmak istediğim, isteyip erişemediğim her şey hakkında kurulu bir hayalim var. Bugün baktığımda onca hayalimden sadece iki tanesine ulaştığımı görüyorum; Bana çoğu zaman yardım eden, iyi bir adamla evlenebilmiş olmak ve biri kız biri erkek iki çocuğa sahip olmak. Tam da hayal ettiğim gibi iki sarışın güzellik.

Ya diğerleri? Mesela yemyeşil bir çayırda, bembeyaz süslenmiş, her detayı organize edilmiş o mükemmel düğüne ne oldu? O şahane gelinlik? O anahtarı cebimde duran beyaz ve mavi renklerle döşenmiş büyük ev? Her gün mutlulukla gidip, yarını iple çekerek eve döndüğüm işim? Çizeceğim onca resim, gezeceğim müthiş ülkeler, bana en seveceğim hediyeleri alan aşık adam… Hiçbiri yok ortada. Hiç-bi-ri.

Şimdi “Akşam belki alışveriş merkezine gideriz de iki insan yüzü görürüm, çocuklar kudurmazsa belki bir kahve içeriz”in hayalindeyim. Mutsuzum. Huzursuzum. Sürekli çocuklarıma yapma etme demekten boğazım ağrıyor, kafamda basınç oluşuyor, yıpranıyorum. Hayal kurmaktan vazgeçmedim, geçemem. Ben ulaşamayacağımı bildiğim şeyler için de hayal kurmalıyım çünkü, bunu yapmazsam kendi içimde birkaç basamak geri gideceğimi biliyorum.

Şimdi kimine göre ben çok şanslıyım, buldum da bunuyorum. Çocuk sahibi olamayan onca insan varken ben iki tanesine birden sahibim. Biliyorum, şükrediyorum da… Onca kadın aldatılırken ya da dayak yerken, öldürülürken ben “gık” desem beni doktora taşıyan bir adamla evliyim, bu da güzel. İnsan kendinde olmayanı istiyor ama. Hayal kurunca insan hayal kırıklığının riskini de kabul ediyor. İşte bugün normalden farklı olarak o hayal kırıklıklarıma üzüldüğüm bir gündeyim, “keşke”lerin ağır bastığı bir gün… Aksi gibi gece de uzun…

Artık hayallerime sınırlamalar getirmem gerektiğini farkındayım. Yaptığım seçimlerle birçok şeyden vazgeçtim, bilerek veya bilmeyerek. Şanslıyım belki… Belki istediğim gibi bir düğünle evlenseydim kocam bu kadar iyi bir adam olmayabilirdi. Ya da dünya turuna çıkmış olsaydım çocuklarım olmazdı gibi. Belki de bu salakça bir avunmadır.

Bir yandan da düşünüyorum ki, hayal ettiklerime kavuşma zamanım gelmemiştir belki. Hala o eve, o işe sahip olabilirim, hala resimler çizebilirim ve hala dünya turuna çıkabilirim. Belki bu da salakça bir avunmadır ama bana iyi geldiği kesin.

Mutlu olmak için geç kaldığım yanılgısına düşmemem gerek. Bakalım zaman ne gösterecek?

Reklamlar
Genel kategorisinde yayınlandı. 10 Comments »

10 Yanıt to “Hayaller ve Kırıklıkları…”

  1. Işıl Says:

    Belki de GERÇEKTEN istemediniz. Aklınızın bir kenarında hep ‘o güzel düğün olursa bu iyi adam olmaz’ düşüncesi takılı kalmışsa ikisinden birini tercih etmişsiniz ve diğerini SÖZDE istemişsinizdir belki de. O halde şimdi gerçekten istediklerinizi ayıklamak sizi hayallerinize kavuşturabilir.

  2. no:27 Says:

    şu “gerçekten” isteme kriterlerini aslında çok irdeliyorum. hani bazen bir şey isteriz basitçe ve hemen ardından o şey olur ve hemen “aa başka bir şey steseymişim olurmuş” deriz ya, hah işte o basitçe istediğimiz andaki gibi isteyebilsek bence her şey olur. ama o saf ve olmama ihtimalini düşünmeden isteme haline nasıl ulaşılır onu bilmiyorum. insanın aklından sütlaç geçirmesi kolay, en kötü gider alırsın ama bir ev, araba ya da başka büyük bir şey isterken olmuyor bu dediğim. çünkü bize sanırımı hayallerimize öyle şak diye ulaşamayacağımız öğretilmiş. yazık. keşke bunu değiştirmenin bir yolu olsaydı…

  3. Esra Says:

    Benzer şekilde hayallerimin oldukça uzağında bir hayat sürdüğümü farkettiğimde kötü bir buhranın içine girmiştim ben de. Fakat yeniden hayal kurmaya başladım son günlerde, hatta sahiden inanır oldum gerçekleşeceklerine. Belki yeni gelen yılın etkisiyle böyleyim lakin öyle bile olsa ümit ederken çok daha iyiyim.
    Bir de çok insandan duydum tam olarak ne istediğini kurgula diye kafanda, doğru mu bilmem ama onu da yapıyorum artık ayrıca. Diliyorum kavuşalım hayallerimize yeni yılda.
    iyi seneler dilerim.

    • no:27 Says:

      ben de yazıda belirttiğim gibi vazgeçemiyorum, yeni istekler, hayaller ve yeni yöntemler peşindeyim. sizlere de hayallerinizin gerçek olduğu güzel bir sene dilerim…

  4. ÇokBilmiş Says:

    Yazdıklarını okurken neden bu kadar karamsar olduğunu anlayamadım desem? Ulaşılamaz hayaller kurmamışsın ki hiç? Hani astronot filan olmak istemiş olsan, anlayacağım da…

    Kır düğünü mü istiyorsun? Yapıver bir kır düğünü. Nedir yani? Gelinlik de giyersin. Olmayacak iş mi? Bence heyecanlı bile olur. Hatta şöyle egzotik bir yer olsun. Deniz kıyısı gibi mesela. Kaş’a taşınacağın bu ara. Gelirsin oralara, bir düğün yapıveririz sana 🙂

    Sonra evini mavi beyaz döşeyemez misin? Bu sene başla mesela mavi beyaz döşemeye 🙂

    Hevesle gidip, mutlulukla döneceğin bir iş bulabilirsin. Çocuklar da büyümüş artık zaten. Hangi işi sevdiğini bulman yeter. Bankacılığın zaten tutkuyla sevilecek bir iş olmadığı belli, seçerken hata yapmışsın. Bunca yıllık tecrübenle hata yapmazsın artık iş seçiminde..

    Resim çizmek mi istiyorsun? E, çiz! Nedir engel?

    Başka ülkeleri mi gezmek istiyorsun? Yahu özellikle kışları 5 ülkeyi 300 dolara gezdiriyorlar. Bırak çocukları birine, git eşinle 5 günlük bir tatile. Kendine gelirsin. Üzüldüğün şeye bak 🙂

    Kendine aşık bir adam mı istiyorsun? Eşin bunca yıldır yanında olduğuna göre aşıktı kesin. Ona “Aşkını hissetmek istiyorum” de 🙂 Evliliğinizde dönüm noktası olur valla 🙂 Aşık bir adam isteyen kadın, aşık bir kadın gibi davranmalıdır tabii. Bunu da hatırlatmak istedim.

    Olmayacak hayaller değil hiçbiri. Daha çok gençsin. Hepsini tek tek gerçekleştirebilirsin. Sağlıklı bir ömrün olsun yeter…

    • no:27 Says:

      eh işte hayalini kurması da böyle söylemesi kadar kolay oluyor 🙂 istediğim gibi bir düğün çok pahalıydı ve ben evlenirken istiyordum evliyken değil.

      iş bulmak da o kadar kolay değil, neredeyse 1 senedir iş arıyorum, bulacağım işin hem çocukların kreş saat ve tatillerine uyması lazım hem de evime yakın olması lazım ve yok öyle bir iş, varsa da bana denk gelmedi galiba.

      ve kendi evimi döşemek istiyorum aslında, kirada oturduğum evi değil. zaten öyle dekorasyona girişecek maddi durumda da değilim şu an.

      son olarak, aşık erkek kısmı. tomruklar aşık olabildiği zaman bu hayalim de eminim gerçekleşecek.

      kısacası, hayaller göreceli bana kalırsa. hayallerim imkansız değil, çok imkansız bir hayal hiç kurmadım, kaldı ki iki mükemmel çocuk hayalim bile gerçek olduysa bunlar da olur elbet. ama dediğin kadar kolay değil benim için. sadece zaman alacak ve o zaman geçene dek ben hayal etmeye devam edeceğim. bu benim umutlu halim. karamsar halimin yanından bile geçemez ki gayet pesimist bir insanımdır. benim hayallerim senin için basit, kolay. benim içinse “zamanı var”.

      yine de yazdıkların basite indirgedi her şeyi, kolaylaştırdı gözümde sanki, teşekkür ederim 🙂

  5. Ruzgarli Gunler ve Geceler Says:

    Uzun zaman yokladım burayı, baktım yazmıyorsun, uğramalarım seyrekleşti. Bu gün yine bir şansımı deneyeyim dedim ve bingo! Yorumlarını okuyor, canının sıkkın olduğunu görüyordum, şimdi daha iyi anladım sebeplerini. Şunu söylemeden geçemeyeceğim, aynı yollardan gitmişiz seninle. Ben sonunda kendimi psikiyatristte bulmuştum, sanırım sen de denedin… Nedenleri-niçinleri sorgulamak anlamsız, daha iyi olmak için ne gerekiyorsa o yapılmalı. Böyle bir aşamada insan çözümlerini de kendisi yaratmalı, tek çare bu. Maalesef kendini daha iyi hissetmen için sihirli formüllerim yok, sadece seni çok iyi anladığımı ve zamanın iyileştiremeyeceği bir şeyin olmadığını bilmeni istedim…

    • no:27 Says:

      Denedim, psikiyatra gittim, ilaca başladım. İlaca alışma dönemindeyim bu yüzden şikayetlerim daha yoğun şu aralar. Senin dediğin gibi kendimi tedavi etmeye çalışıyorum, bugün 1.5 saat yürüdüm hiç durmadan, evde deliye dönüyorum bazen. Nedenleri niçinleri sorgulamaktan da yoruldum aslında. son 4 senedir hiç yalnız kalamadım, bu benim gibi yalnızlığını çok seven biri için korkunç bir şey. Tek başıma bir yerlere kaçma isteğim var sürekli, belki yazın, denemek lazım.

      Zamanla kötüler düzelecek, çok iyi olanlar bozulacak, zaman kendi açtığı yaraları da sara sara ilerliyor farkındayım. Anlaşılabilmek, başkasının ayak izinin üstüne basabilmek de güven verici. Hiç tanımadığım uzaktaki birinin dost eli, dost kelimeleri yanıbaşımdakilerden daha iyi çoğu zaman. Teşekkür ederim, çok teşekkür ederim hem de…

      • Ruzgarli Gunler ve Geceler Says:

        Ben de teşekkür ederim, insanın hiç tanımadığı birisi için endişelenebileceğini farkettirdin bana bir kez daha.

        İlaçların yan etkileri de geçecek yakında, merak etme, az kaldı 🙂

  6. no:27 Says:

    evet doktor da tam 20 gün demişti, bugün 14. gün…


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: