Değişik Bir Mim

Şu “mim” olayına hastayım, hep olsa da yazsam yazsam diyorum… Rüzgar’lı Günler ve Geceler’e teşekkür ederek başlayalım. İsteyen üzerine alınıp yazsın, biz de okuyalım.

İşte benim 7 gerçeğim:

1) Çok sivri dilliyim. Annemin “Pabuç kadar dilin var” lafının hakkını verecek kadar hem de. İçimde duranı söylemeden edemiyorum. Bu çoğu zaman her şeye muhalefet oluyormuşum gibi algılansa da kendimi değiştiremiyorum. Karşımdaki kırılsa da üzülse de diyeceğimi demeden bırakmıyorum. Allah’tan özür dileme ile ilgili bir sorunum yok, oradan biraz toparlıyorum.

2) Rüzgar’lı Günler ve Geceler’den infantil amnezi olduğumu yeni öğrendim ama zaten başımda lanet mi, şans mı bilemediğim bir “hipermnezi” vakası vardı. Her şeyi dün gibi, detaylarıyla, renkleriyle, kokularıyla hatırlarım. İsimler, kıyafetler, konuşulanlar, gereksiz olanlar zihnimde pırıl pırıldır. Birkaç aylık bir bebekken çırılçıplak bir şekilde tartıldığımı, kollarımın metal kısma değdiğinde üşüdüğümü, doktorla annemin konuşmalarını ve solumda kalan duvardaki zürafalı boy ölçeri hatırlayacak kadar net bir hafıza. Çok yorucu ve çoğu zaman da çok üzücü bir şey aslında…

3) Erkeklerle arkadaş olmayı kadınlarla arkadaş olmaya her zaman yeğlerim. Çok yakın bir dostum (ki erkektir kendisi) bana “Sende erkek beyni var” demişti. Sanırım bu yüzden kadınlarla pek anlaşamam. Küçükken de yaşıtlarımla anlaşamazdım zaten. Kadın yöneticileri de asla sevmiyorum ve çoğunun kompleksli kadın düşmanları olduğuna inanıyorum.

4) Çok negatif bir insanım, pesimistim. Her şeyin önce kötü yanını görür ve düşünürüm. Bu özelliğim dezavantaj gibi görünse de aslında büyük bir avantaj, şöyle ki; Çok hayal kırıklığı yaşamıyorum çünkü beklentilerimi hep düşük tutuyorum (artık) ve birçok insanın “pozitif olayım evren beni baş tacı etsin” yaklaşımı yüzünden kaçırdıkları detayları görebiliyorum.

5) İnsanlara güvenmiyorum. Biri beni kazıkladığında asla şaşırmam. 10 güven kapım varsa kocama bile 1’i kapalıdır (ki kendisi annemden sonra en çok güvendiğim kişi olur). Herkesten her şeyi beklerim. Evet çok yorucu bir duygu bu güvensizlik ama zaman kötü, yapacak bir şey yok.

6) Çoğu zaman bir kadın olarak erkekleri (sanatçı, oyuncu, şarkıcı vs.) beğendiğim kadar kadınları da beğenip seçiyorum. Seksüel bir beğeni bahsettiğim. Yani nasıl Mehmet Günsür’e hastaysam, Megan Fox’u da aynı ölçüde hoş bulabiliyorum. Sanırım biraz androjen bir yapım var, bilemiyorum.

7) Birçok kadının aksine çok az ayakkabım vardır. Sebebi ise ayakkabı konusunda çok seçici ve zor beğenir olmam. Sivri uçlu ayakkabı asla giymem, topuklu giyemem vs. 11 senedir giydiğim botlarım var mesela, ayakkabılarımı çok iyi kullanır, zor eskitirim. Ayakkabı takıntısı olan kadınların da çocukluğuna dönmek lazım diye düşünüyorum çünkü benim küçükken her kıyafetime uygun bir ayakkabım vardı, her renk Converse’im vardı mesela, doyduğumdan mıdır nedir şimdi çok beğenip az alıyorum.

Eh ne diyorsunuz? Çok da ilginç sayılmam herhalde. En absürd yanlarım bunlar. 2-3 tane de asla yazamayacağım, asla paylaşamayacağım şeyler var ki onlar da bende kalsın, infial yaratmayalım şimdi, dermişim!

Mim’i alınanlar lütfen link bıraksın, anket tarzındaki yazılara bayılırım zira. Sevgiler!

Reklamlar
Genel kategorisinde yayınlandı. 10 Comments »

10 Yanıt to “Değişik Bir Mim”

  1. Ruzgarli Gunler ve Geceler Says:

    Aksine, gayet de ilginç bir kadınsın bence. Bebekliğine ilişkin hatırladığın detaylar deyim yerindeyse, tüylerimi diken diken etti. Nasıl taşıyorsun bu yükü, beynin yorulmuyor mu?
    Ayakkabılar konusunda ben de senin gibiyim galiba. Yalnız bende şöyle bir ahmaklık var: Ayakkabıya aşık olup alıyorum, sonra yine dönüyorum emektarlarıma, onlar rafta öylece duruyorlar 🙂
    Androjen olman da enteresan, dominantsındır da herhalde…

    • no:27 Says:

      vallahi yorulmak 2. planda, her şeyi hatırlıyor olmak beni kinci ve affedemeyen biri yapıyor. birinin etiği kötülüğü unutamadığım için affedemiyor ve o kişiyle eskisi gibi asla olamıyorum. bir de hatırayı paylaştığım kişileri inandırma kısmı zor, sürekli hayal kuruyormuşum gibi algılanıyorum. o kişi benim kadar net hatırlamadığı için yalancı konumuna düştüğüm de çok olmuştur. benim canımı sıkan en önemli nokta ise çok fazla gereksiz hatıra saklıyor olmak. mesela çalıştığım bir işyerindeki müşterinin çantasını, telefon numarasını, adını, kimlik numarasını, ne konuştuğumuzu vs. hatırlıyorum. işime yaramayacak bir şey yer kaplıyor belleğimde. bunu avantaja çevirmenin bir yolunu bulsam çok iyi olacak :))))
      dominant mıyım? ikili ilişkilerde evet ama kocam da en az benim kadar dominant olduğundan kelli gayet uyumluyuz. ya da ya çok uyumlu ya da çok uyumsuzuz. en azından birbirimizi bildiğimiz için artık pek fazla zarar görmüyoruz bundan. yolda giderken birbirimize yakışıklı adam, güzel kadın gösterdiğimiz çok oluyor mesela. çiftler kıskançlıktan birbirini yerken biz bu tarz konularda hiç kıskançlık yapmıyoruz.

  2. Gözde Says:

    Serde akreplik olabilir mi? Tanıdık geldi de özellikler 🙂

  3. Gözde Says:

    Yok yok akrepsin dermişim… İnfantil amnezi (çok enteresanmış!) hariç hepsi bende de mevcut. Sivridilimi bayağı bir törpülemiş olsalar da…

  4. Sitare (@sitareden) Says:

    sen beni yazmışsın ayol.pesss dedim okurken.bu kadar mı benzer insan birbirine.androjenimmm,erkek beyinliyimmm,ayakkabısı en az kadın kesin benimmm:))

  5. sezobigo Says:

    valla okudum ve içimden şu geçti sitare (sevgiyle)kardeş olabilirmisiniz:))
    halbuki çok iyi tanıdığımı iddia edemem ama öyle uyandırdı bu okduklarım:))


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: