Bir Mim De Benden Olsun!

Her sabah kalkar kalmaz evi topluyorum. oyuncaklar, yataklar toplanıyor. Defne ve Kuzey’in çarşafı yorganı silkeleniyor. Bizim yatak düzenleniyor. Asılacak çamaşır varsa asılıyor, yıkanacaklar yıkanıyor. Tuvalet çamaşır suyu ile temizleniyor, malum Defne tuvaletle gönül bağı kurdu son günlerde… Mutfağım Allah’tan her daim tertemiz ama Defne Hanım’a yumurta bandısı yapılıyor. Yumurta bandısı demek, sarıları pişirilmeyen, ekmek bandırılabilen yumurta demek. Sonra o yemeğini yerken yumurtalı bulaşıklar çamaşır suyu ile yıkanıyor. Salona geçiliyor, Defne oyuncaklarını dökerken ben de pc başına geçiyorum. Bu arada makinedeki çamaşırlar bitiyor, kuruyanları katlayıp yerine koyuyorum ıslak olanları asıyorum. Tabii ki asla yıkanmayan balkona çamaşır asmıyorum, balkonu yıkıyorum…

Bu arada Defne’nin tükenmek bilmeyen istekleri, kakası, çişi, popo yıkanması, meme krizinin atlatılması gibi türlü badirelerden geçiyorum.

Akşama doğru yemek derdi başlıyor. Ne yapsam? Evde ne var? Günün işkencesi bu zaten…

Yemek kısmı bitince Kuzey’i okuldan alıyorum. Bu sefer evde kardeş kavgaları ve benim çığlıklarım başlıyor. Yemek henüz sıcak olduğu için eve aç gelen Kuzey’in buzdolabı saldırılarını önlüyorum. O arada Defne mutlaka altına kaçırıyor çünkü ona çiş sormayı unutmuş oluyorum.

Çılgınlığım had safhadayken Uğur geliyor. Geliyor ama hemen kontrolü eline alamıyor çünkü eve gelir gelmez yaptığı ritüeller var…

Ve sonunda sofra kuruluyor, yemekler yeniyor. Çocuklar içeri kaçışınca 5 dakika dinleniyorum. Sonra makineyi boşalt, kirlileri doldur kısmına geçiyorum. Bazen de boşaltmaya üşenip elimde yıkıyorum (o nasıl bir manyaklıksa artık!). Bu arada çocuklar 8456860 kere mutfağa girip bir şey istiyorlar, savuşturuyorum.

Mutfakta işim bitince Defne o arada mutlaka bir kez daha altına yapıyor çünkü benden başka kimsenin Defne’ye çiş sorduğu yok…

Ve çocuklar uyuyor, 1 saat içinde de Uğur. Sonra benim zamanım başlıyor derdim ama olmuyor. O kadar kafam yorulmuş oluyor ki, ne TV görüyor gözüm ne başka bir şey.

Bunu neden mi anlattım? Canım miim yaratmak istedi de ondan.

Hadi bakalım mimleyin birbirinizi, mimlenen 1 gününü detaylarıyla anlatsın.

Sevgiler herkese 🙂

Rüzgarlı Günler ve Geceler‘in, bir de Sitare‘nin 1 gününü çoook merak ediyorum!

Reklamlar
Genel kategorisinde yayınlandı. 6 Comments »
%d blogcu bunu beğendi: